fbpx

Çernobil’deki Yangın Durdurulamıyor! Radyasyon Seviyesi 14 Kat Arttı! Dünyanın gözü kulağı Çernobil’de…

Ukrayna‘nın Çernobil bölgesindeki orman yangını, 4 Nisan tarihinde başlamasına ve yürütülen yoğun çalışmalara rağmen henüz söndürülemedi. Yangında, büyük bölümü nükleer felaketin ardından tahliye edilmiş olan 12 köyün, mezarlıkların ve geniş ağaçlık alanların yandığı bildirildi.

Ukrayna Acil Durumlar Servisi’nden yapılan yazılı açıklamada, çevreye yayılan dumanlar sebebiyle, yangının kapladığı alanın tam olarak tespit edilemediği, fakat sekiz Nisan tarihinden itibaren, 3 bin 500 hektarlık alanın yangının etkisi altında kaldığı belirtildi.

Çernobil Yangını

Açıklamada ayrıca, yangının başlaması konusunda üç ihtimal üstünde durulduğu, bunlardan birinin komşu il olan Jitomir ilindeki ağaçlık alanlardaki yangının sıçraması, ikincisinin bölgedeki elektrik hatlarından kuru otlara kıvılcım sıçraması, üçüncüsünün ise kundaklama olduğu tahmin ediliyor.

Radyasyon seviyesi yükseliyor

Ukrayna makamlarından geçen hafta yapılan yazılı açıklamada, yangın alanında radyasyonun normal seviyenin 14 kat üstüne çıkmasına karşılık, Kiev’de radyasyonun normal düzeyde olduğu ifade edilmişti.

Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 Numaralı reaktöründe 26 Nisan 1986 tarihinde meydana gelen patlama neticesinde çevreye radyasyon yayılmasıyla, dünya tarihindeki en büyük çevre felaketi meydana gelmişti. Çernobil Nükleer Santrali’nin tamamı ise, 2000 senesinde kapatılmıştı.

 

Çernobil Yangın

Tüm dünya medyasının gözü kulağı Çernobil’de! 4 Nisan 1986 gecesi dünya tarihine geçecek nükleer felaketin yaşandığı Çernobil yeniden gündemde.

Ukrayna Acil Durumlar Bakanlığı son dakika açıklamasında nükleer felaketin yaşandığı tesis ile yangın arasında 1 km bulunduğunu yangının nükleer patlama sebebiyle tahliye edilmiş 12 köye de sıçradığını ifade etti.

Sosyal medyada en fazla aranan konular arasında yer alan Çernobil olayı nedir, Çernobil’de ne olmuştu?

O zamanki adı ile SSCB’nin en büyük nükleer projelerini yöneten Anatoliy Dyatlov liderliğindeki ekip büyük patlamaya engel olamamış ve etkisi hala süren radyosyon yüzünden yüzbinlerce insan hayatını kaybetmişti.

Çernobil nükleer santrali neden patladı? Çernobil nedir ve nerede?

Çernobil nükleer santrali neden patladı? Çernobil nedir ve nerede?

Çernobil nükleer santrali, şu anda Ukrayna sınırları içinde yer alan, 1986 senesinde reaktörlerde yaşanan patlama esnasında ise Sovyetler Birliği sınırları içinde yer alan enerji santralidir. Düşük güç ile maksimum enerji elde edilebilmesinin amaçlanması dolayısı ile meydana gelen Çernobil nükleer santrali patlaması, bütün dünya tarafından facia olarak nitelendirilmişti. Yayılan radyasyon dolayısı ile çevredeki bir çok merkez boşaltılmış, radyasyonun etkisi bulutlar aracılığı ile bir çok ülkeye de taşınmıştı. Peki, ve nerde yer almakta? İşte, Çernobil nükleer santrali faciası hakkında bilinmesi gerekli olan tüm ayrıntılar

Çernobil faciasının etkileri, radyoaktif sızıntının yayılmasıyla beraber insan üstünde de görülmüştür. Patlamanın meydana geldiği alan, olayın ardından karantina altına alınmış ve o tarihten itibaren bölgeye girişler yasaklanmıştır.

26 Nisan 1986’da eski Sovyetler Birliğine bağlı Ukrayna’da bulunan Çernobil nükleer güç santralının 4. ünitesinde meydana gelen kazada, reaktör kalbinin tümü, binanın büyük bir kısmı hasar görmüştür. Bunun sonucu olarak büyük miktarda radyoaktif materyal çevreye yayılmıştır.

REAKTÖR HAKKINDA ÖZET BİLGİ

Çernobil nükleer santralı 4 adet RBMK-1000 tipi reaktör ünitesinden oluşmaktadır. Kazaya uğrayan 4. ünite 3 yıldan beri çalışmaktaydı. 1000 MW e gücünde olan her bir ünitede 500 MW e ‘lik ikişer adet türbin bulunmaktadır. Reaktör grafit yavaşlatıcılı ve kaynayan hafif su soğutmalı tiptendir. Grafit blokları arasından geçen ve içerisinde yakıt elemanlarının da bulunduğu 1661 adet dikine zirkonyum basınç tüpleri içerisinde kaynayan su, buhar ayırıcılarından geçtikten sonra kuru buhar olarak direk olarak türbinlere yollanmaktadır.

KAZANIN OLUŞUMU

Santralın 4. ünitesi rutin bakıma alınacağı zaman, durdurma işlemleri esnasında güvenlik yönünden önemli olan elektrik kesilmesi ile alakalı özel bir deneyin yapılmak istenmesi sebebiyle kaza olmuştur.

DENEYİN AMACI

Nükleer güvenlik açısından tasarıma esas teşkil eden kazalardan biri, soğutucu kaybı kazası ile şebeke elektriğinin kesilmesinin aynı anda meydana gelmesidir. Böyle bir durumda devreye girecek olan acil durum soğutma sisteminin pompaları normalde şebeke tarafından beslenir. Şayet şebeke de devreden çıkacak olursa, besleme bağımsız dizel jeneratörleri tarafından yapılır. Şebeke elektriğinin kesilmesi ile dizellerin devreye girip pompaları beslemesi arasında 25 saniyelik bir gecikme vardır. Şunu da belirtmek gerekir ki, böyle bir kaza sonucu reaktör hemen durdurulur ve türbin jeneratörlerinin dönüşü volan ataletiyle yavaşlamaya başlar. Deneyin amacı, jeneratör volanlarının döngü enerjisinin acil durum soğutma pompalarını, dizel jeneratörleri devreye girene kadar istenilen voltajda 25 saniye süreyle besleyip beslemeyeceğini test etmekti.

DENEYİN ADIMLARI

Reaktör gücünün 700-1000 MW th değerine düşürülmesi,

Tüm buhar üretiminin iki türbinden birine yönlendirilmesi,

Türbinlerden birinin devreden çıkarılması,

Türbin-jeneratör sisteminin döngü enerjisini aktarmak için soğutucu pompalarının yük olarak kullanılması,

Voltaj düşüşünün gözlenmesi.

PATLAMA NASIL YAŞANDI?

25 Nisan 01:00 reaktörün gücü düşürülmeye başlandı. 13:00’de reaktör gücü % 50’ye düşürüldü. Test gereği türbinlerden biri devre dışı bırakıldı, tüm buhar diğer türbine sevk edildi. Acil soğutma sistemi devreden çıkarıldı . Enerji ihtiyacı gereği reaktör bu durumda 9 saat çalıştırıldı. 23:10’da güç düşürülmesine devam edildi. 700 MW th ‘a inilmeye başlandı.

26 Nisan 00:28 düşük güç değerinde lokal otomatik güç kontrolü zor olduğundan global otomatik güç moduna geçildi, ama güç durdurma ayarı 700 MW th ‘a ayarlanmadığından güç seviyesi 30 MW th ‘a düştü. Kalpteki buhar üretimi azaldı ve Ksenon konsantrasyonu yükseldi. 01:00’de işletme talimatlarının müsaade ettiğinden daha fazla sayıda kontrol çubuğu yukarı çekildi. Fazla reaktivite çok azaldığından reaktör ancak 200 MW th gücünde kararlı hale getirilebildi. RBMK reaktörlerinin bu güç düzeyinde yapmış olduğu çalışmalar güvenlik yönünden sakıncalı olmasına karşın deneyin yapılmasına karar verildi. 01:03’te yedekte bekleyen 2 devridaim pompası devreye sokuldu. Fazlalaşan akış miktarı, buhar üretiminde azalmaya, buhar ayırıcılarındaki su seviyesinin düşmesine ve sistem basıncının azalmasına neden oldu. Buhar miktarının azalmasının oluşturmuş olduğu negatif reaktiviteyi karşılayabilmek için kontrol çubukları daha da yukarıya çekildi. 01:19’da buhar ayırıcılarındaki su seviyesini yükseltmek için besleme suyu akış miktarı normal değerin üç misline çıkarıldı. 01:20’de soğutma kanalları içerisinde sıfıra yaklaşan buhar miktarı soğutucu sıcaklığını tüm kanal boyunca doyum sıcaklığına yaklaştırdı. 01:19:58’de sistem basıncını normale döndürmek için buhar baypas vanaları kapatıldı.

01:22:10’da buhar ayırıcılarındaki su seviyesinin normal değerine geldiğine karar verilip besleme suyu akışı ani olarak azaltılarak ısıl denge değerinin 2/3’üne indirildi. Zaten doyma sıcaklığına yakın olan soğutucu sıcaklığı yükseldi ve kanallarda kaynama başladı.

01:22:10’da aniden başlayan buhar üretiminin oluşturmuş olduğu pozitif reaktiviteye karşı güç seviyesini sabit tutabilmek için kontrol çubukları aşağıya çekildi. 01:22:45 buhar üretiminin yükselmesi durduruldu, sistem basıncı istenilen değere getirildi. Nötron akısının kalbin yukarı kısımlarında birikme yapmış olduğu, reaktörü acil olarak durdurmak için güvenlik kriterlerinin öngördüğünden daha az bir negatif reaktivitenin kaldığı tespit edildi. Bu durumda reaktörün hemen durdurulması gerekirdi, ancak deneye devam kararı alındı. 01:23:04’te deney için ayrılan sekiz no’lu türbine giden buhar vanası kapatıldı.

Zaten reaktörü otomatik durduran güvenlik sistemi de kapatıldığından sistem basıncı yükseldi, kalp içerisinden geçen soğutucu miktarı azalmaya başladı, bu da kaynamanın kanal girişinden itibaren başlamasına yol açtı. Bunun beraberinde reaktör çalışma gücü ve termohidrolik bakımdan kararsız bir bölgedeydi. 01:23:21’de gücün yavaş olarak yükseldiği tespit edildi. 01:23:40’ta kumanda tablosunda acil durdurma sinyali yandı. Operatör reaktörü durdurma düğmesine bastı ve kontrol çubukları aşağıya doğru hareket etmeye başladı. 01:23:44’te güç seviyesi 4 saniye içerisinde nominal değerin 100 katına ulaştı. Kontrol çubuklarının düşme hızının yavaş olması güç yükselmesini önleyemedi.

Gücün kontrolsüz olarak yükselişi sonucu yakıtlar aşırı ısındı, yakıt zarfı eridi, sıcak parçalar suyla temas ederek buhar patlamasına neden oldu. Patlamanın meydana getirdiği şok 1000 ton’luk reaktör kapağını kaldırdı, kontrol çubukları kalpten dışarı fırladı, kalp içerisindeki yakıtın yaklaşık % 30’u eriyip parçalandı. Birinci patlamanın ardından birkaç saniye sonra ikinci bir patlama oldu. Bunun nedeni tam olarak anlaşılamamakla birlikte, grafit-buhar etkileşmesi gibi bir takım kimyasal reaksiyonlar sonucu olabileceği görüşü ön plana çıkmaktadır.

ÇERNOBİL NEREDE?

Çernobil nükleer santrali, kendisiyle aynı isme sahip olan kasabaya yakın bir konumda bulunmaktadır. Kasabanın konumunu aşağıdan görebilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: